Cuma

8

saklı kalanı aradı bu gecenin serinliği her
yanımda özlemedim dedim yine ona
inanmadı haklı ısrarsız ısrarsız gezinip de
bu sokakları yoruldum demek utanç verici
(gittim geldim hep aynı boşluk) sormaktan
caydığımız her söz bulaştı üzerimize dedim ya
saklı kalanı arar bu gecenin ateş soluğu
biz yine yalan söyleriz kadınlar inanır güzelim
korkaklığımız





şaşkın durduk kafes demirlerimizin
zerafetiyle her bölümü bırakılmışlığımız her
kalanı suret gözlerim çay ıslaklığında
yorgunluğum düşünü arar





eşiyle büyür toprakta bıraktığımız ayak izleri
sarıldım kendime (ne kadar ıslak bu yastık ne
kadar da çabalar -elleri çaresiz- unuttuklarım)
bu sesi duyduğunuzda gitmiş oldum hep
hatırlayacağım öleceğim gelmez misiniz
akşamüstü bana kurabiye pişirdim (televizyonu
kapatmalı yerleri silmeli cam kırıklarını çıkarmalı
avuçlardan biberden aksırmalı
senden geçmeli)

Hiç yorum yok: